17-19 Ekim'de 11 ülkede hayat pahalılığı, kamu hizmetleri, konut, temiz su ve siyasi politikalara karşı gösteriler düzenlendi.

Dünyanın farklı bölgelerinde ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, kamu hizmetleri, konut krizi ve siyasi uygulamalara yönelik tepkiler protestolara dönüştü. 17-19 Ekim döneminde Fransa, İtalya, Meksika, Arnavutluk, Hindistan, Belçika, Tunus, ABD, Kolombiya, Portekiz ve İspanya'da geniş katılımlı gösteriler düzenlendi.

Gösteriler bazı ülkelerde barışçıl yürüyüşler şeklinde gerçekleşirken bazı kentlerde yağma, kundaklama ve güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandı. Avrupa'da hayat pahalılığı, eğitim ve barınma sorunları öne çıkarken diğer bölgelerde seçim güvenliği, temiz su, siyasi özgürlükler ve hükümet politikaları protestoların temel başlıklarını oluşturdu.

Fransa'da yüz binlerce kişi sokağa çıktı

Fransa'da eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve hayat pahalılığının düşürülmesi talebiyle düzenlenen gösteriler Paris, Marsilya, Lyon, Bordeaux ve Limoges başta olmak üzere birçok kente yayıldı. İçişleri Bakanlığı, 110 yürüyüşe yaklaşık 550 bin kişinin katıldığını açıkladı. Organizatörler ise katılımın 800 bine ulaştığını belirtti.

Bazı gösterilerde polisle protestocular arasında çatışma çıktı. Paris'te güvenlik güçlerine çeşitli cisimler atılırken mağazalar yağmalandı, araçlar ve çöp konteynerleri ateşe verildi. Limoges'te tarihi belediye binası kundaklama sonucu ağır hasar gördü. Marsilya ve Lille'de kamu binaları, Lyon'da ise turizm ofisi hedef alındı. Yetkililer en az 2 bin kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

İtalya'da mağazalar yağmalandı

İtalya'da hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki sorunlara karşı başlayan protestolar Milano, Bologna, Torino, Brescia ve Bergamo'ya yayıldı. Milano'daki Duomo Meydanı çevresinde maskeli gruplar mağazaların camlarını kırarak ürünleri yağmaladı. Barikatların ateşe verildiği olaylarda polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.

Polis verilerine göre 17 Ekim'deki olaylarda 28 kişi tutuklandı. Ertesi gün Milano'da 60'tan fazla kişi kontrol ve kimlik işlemleri için emniyete götürüldü. Başbakan Giorgia Meloni, olayların ardından güvenlik toplantısı yapılması talimatı verdi.

Meksika'da temiz su talebi

Meksika'nın Guadalajara kentinde musluklardan kirli ve kötü kokulu su aktığını belirten binlerce kişi protesto düzenledi. Göstericiler temiz içme suyuna erişim ve önceki eylemlerdeki polis müdahalesinin soruşturulmasını istedi. Bazı kişiler kamu binaları ve iş yerlerine zarar verirken protesto organizatörleri bu grupların kendileriyle bağlantılı olmadığını savundu.

Göstericiler ayrıca Jalisco Valisi Pablo Lemus'un görevden alınmasını talep etti. Temiz su sorunu nedeniyle başka kentlerde de eylemler düzenlendi.

Arnavutluk'ta hükümet binaları hedef alındı

Arnavutluk'ta yolsuzluk iddiaları, işsizlik ve eğitim koşullarına yönelik tepkiler hükümet karşıtı gösterilere dönüştü. Tiran'da öğrencilerin öncülük ettiği eylemlerde Başbakan Edi Rama'nın istifası istendi. Bazı göstericiler kamu binalarına taş ve yanıcı maddeler attı; hükümet binaları ve bankalarda yangın çıktı.

Polisin göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve plastik mermiyle müdahale ettiği olaylarda 500 kişi gözaltına alındı, bunların 330'u serbest bırakıldı. Çatışmalarda yaklaşık 120 polis ve 45 gösterici yaralandı. Rama, istifa çağrılarını reddetti.

Hindistan'da seçmen listeleri tartışması

Hindistan'da seçmen kayıtlarının yeniden düzenlenmesi protestolara yol açtı. Geçen yıldan bu yana 130 milyondan fazla kişinin listelerden çıkarıldığı yönündeki bilgiler, muhalefet partileri ve gençlik hareketlerinin tepkisini çekti. Eleştirmenler uygulamanın oy kullanma hakkını sınırlayabileceğini savunurken seçim yetkilileri siyasi taraflılık suçlamalarını reddetti.

Yeni Delhi'de binlerce kişi Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın istifasını istedi. Mumbai ve Bengaluru'da da benzer gösteriler düzenlendi. Protesto hareketinin öncülerinden Abhijeet Dipke'nin gösteri öncesinde gözaltına alınması da tepki topladı.

Belçika ve Tunus'ta eğitim ve özgürlük talepleri

Belçika'da eğitim maliyetleri ve üniversite reformlarına karşı düzenlenen protestolarda Brüksel'de bazı göstericiler güvenlik güçlerine cisimler attı. Polis müdahalesi sırasında bir otomobil devrildi. Liege'de öğrenciler eğitim harcamalarındaki artışa ve üniversiteye erişimi zorlaştıracağını düşündükleri düzenlemelere karşı çıktı.

Tunus'ta ekonomik kriz, işsizlik, su ve elektrik kesintileri ile siyasi özgürlüklere yönelik kısıtlamalar protesto edildi. Tunus Genel İşçi Sendikasının öncülük ettiği yürüyüşe muhalefet partileri, avukatlar, gazeteciler, doktorlar ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Göstericiler siyasi tutukluların serbest bırakılmasını ve ekonomik sorunlara çözüm bulunmasını istedi.

ABD ve Kolombiya'da hükümet politikaları protesto edildi

ABD'de No Kings hareketi, Başkan Donald Trump'ın politikalarına karşı ülkenin çeşitli kentlerinde gösteriler düzenledi. Washington ve Atlanta'daki eylemlerde oy kullanma hakkı, göçmenlik politikaları ve demokratik kurumların korunması gündeme geldi. Göstericiler, 3 Kasım'daki Kongre seçimleri öncesinde vatandaşlara erken oy kullanma çağrısı yaptı.

Kolombiya'da ise sendikalar, öğrenciler, yerli topluluklar ve muhalefet partileri çalışma hayatı, eğitim politikaları ve sosyal haklara ilişkin düzenlemeleri protesto etti. Bogota, Medellin, Cali ve Barranquilla'daki yürüyüşlere ilişkin hükümet yaklaşık 62 bin kişinin katıldığını açıkladı. Eylemlerin büyük bölümü barışçıl geçerken bazı kentlerde yollar kapatıldı ve güvenlik güçleriyle gerginlik yaşandı.

Portekiz ve İspanya'da konut krizi

Portekiz'de yüksek kiralar, düşük ücretler ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle Lizbon, Porto ve Coimbra'da gösteriler düzenlendi. CGTP'nin öncülük ettiği yürüyüşlerde ücretlerin artırılması, kira artışlarının sınırlandırılması ve uygun fiyatlı konutların çoğaltılması istendi. Ülkedeki son gösterilerde geniş çaplı yağma ve kundaklama bildirilmedi.

İspanya'da kira artışları ve tahliyeler konut protestolarının merkezinde yer aldı. Göstericiler kiraların sınırlandırılmasını, tahliyelerin durdurulmasını ve yatırım fonlarının konut almasına yönelik kısıtlamalar getirilmesini talep etti. Başbakan Pedro Sanchez'in kiracıları korumaya yönelik düzenlemeleri parlamentodan geçirememesinin ardından 29 Kasım için erken seçim kararı alındı.

Farklı ülkelerdeki eylemler ortak bir organizasyon tarafından yönetilmezken protestoların nedenleri ülkeden ülkeye değişti. Bazı gösterilerde şiddet olayları yaşansa da yağma ve çatışmaların bütün protestoculara mal edilmemesi gerektiği belirtildi.

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör →
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…