Turgay Yazıcı, Osmanlı'nın son padişahı Sultan Vahîdüddîn Han'ın tarihsel kişiliğinin önyargısız incelenmesini ve naaşının İstanbul'a getirilerek defnedilmesini istedi.

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Osmanlı Devleti'nin son padişahı Sultan Vahîdüddîn Han'ın tarihî kişiliğinin önyargılardan uzak şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, naaşının Şam'dan İstanbul'a getirilmesi ve devlet töreniyle defnedilmesi çağrısında bulundu.

Yazıcı, yaptığı yazılı açıklamada, Sultan Vahîdüddîn Han'ın uzun yıllardır tek taraflı değerlendirmelere konu edildiğini, tarihî şahsiyetinin arşiv belgeleri, ilmî çalışmalar ve dönemin şartları dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.

Yazıcı, Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı Devleti'nin askerî ve siyasî açıdan büyük baskı altında bulunduğunu, İstanbul'un fiilen İtilaf Devletleri'nin denetimine girdiğini ve bu süreçte Sultan Vahîdüddîn Han'ın hareket alanının önemli ölçüde sınırlandığını söyledi.

Açıklamasında, Mustafa Kemal Paşa'nın 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya gönderilmesinin de Sultan Vahîdüddîn Han döneminde gerçekleştiğini hatırlatan Yazıcı, bu görevlendirmenin tarihçiler tarafından farklı şekillerde yorumlansa da Millî Mücadele'nin başlangıcı açısından tarihî önem taşıdığı konusunda geniş bir görüş birliği bulunduğunu ifade etti.

dw

1922 yılında İstanbul'dan ayrılışının bazı tarihçiler tarafından "kaçış" değil, dönemin olağanüstü şartlarının zorladığı bir karar olarak değerlendirildiğini belirten Yazıcı, Sultan Vahîdüddîn Han'ın devlet hazinesine ait herhangi bir kıymeti yanında götürdüğüne ilişkin güvenilir bir tarihî kayıt bulunmadığını da dile getirdi.

Sürgün yıllarında büyük maddî sıkıntılar yaşadığını kaydeden Yazıcı, Sultan Vahîdüddîn Han'ın 16 Mayıs 1926'da İtalya'nın San Remo kentinde vefat ettiğini, cenazesinin ise borçları nedeniyle uzun süre defnedilemediğini hatırlattı.

Kamuoyunda yer alan ve Sultan Vahîdüddîn Han'ın İstanbul'dan ayrılırken sigara tabakasını "Bu milletin malıdır." diyerek yanında götürmediğine ilişkin anlatının tarihî bir rivayet olduğunu belirten Yazıcı, bunun devlet malına gösterilen hassasiyetin sembolik bir ifadesi olarak hafızalarda yer ettiğini söyledi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A ÇAĞRI

Açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Yazıcı, Sultan Vahîdüddîn Han'ın naaşının gerekli diplomatik girişimlerin ardından Şam'dan İstanbul'a getirilmesini, devlet töreniyle karşılanmasını ve Sultan II. Mahmud Han Türbesi haziresine defnedilmesinin değerlendirilmesini istedi.

Bu adımın yalnızca bir defin işlemi olmayacağını ifade eden Yazıcı, bunun tarihî vefa anlamı taşıyacağını belirtti.

Yazıcı ayrıca, kamuoyuna da çağrıda bulunarak Sultan Vahîdüddîn Han'ın tarihî kişiliğinin önyargılardan uzak şekilde değerlendirilmesi ve naaşının vatan topraklarına getirilmesi talebine destek verilmesini istedi.

Açıklamasını, "Tarihine sahip çıkmayan milletler geleceğini de sağlam temeller üzerine inşa edemez." ifadeleriyle tamamladı.

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…