1867 yılında Batum’un Acara-i Ulya Hula kazasına bağlı Gorjomi köyünde dünyaya gelen Şeyh İzzet Efendi, Calizade Selim Efendi’nin oğluydu. İlk eğitimini Batum’da alan İzzet Efendi, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından ailesiyle birlikte İnegöl Hocaköy’e yerleşti.
Eğitim hayatını daha sonra İstanbul’da sürdüren Şeyh İzzet Efendi, 1901 yılında icazet alarak müderris oldu. Aynı yıl İnegöl Hoca Köyü Hamidiye Medresesi’ne müderris olarak atandı. İlmi çalışmalarını sürdürürken 1902-1908 yılları arasında Şam, Kudüs ve Mısır gibi önemli İslam merkezlerini ziyaret ederek bilgisini derinleştirdi.
Dönemin önemli alimlerinden ve Uşşaki Tarikatı meşayihinden Şeyh Mustafa Efendi’ye intisap eden İzzet Efendi, 1916 yılında tasavvufi icazet aldı. Ardından İstanbul’daki Keçeciler Şeyh Bedreddin Dergâhı’nın şeyhliğine tayin edildi. Burada birkaç yıl meşihat hizmetinde bulunduktan sonra yeniden İnegöl’e döndü.
İnegöl’de hem müderrislik hem de tasavvuf hizmetlerini sürdüren Şeyh İzzet Efendi, özellikle Uşşaki Tarikatı’nın bölgede yayılmasında büyük rol oynadı. Ancak işgal yıllarında medrese ve dergâhı Yunanlılar tarafından yakıldı.
Sadece dini alanda değil, sosyal ve idari hayatta da aktif rol üstlenen İzzet Efendi, bir dönem Bursa Vilayet Genel Meclisi Azalığı görevini de yürüttü. Halk arasında “İnegöllü İzzet Efendi” ve “Hocaköy Dedesi” olarak tanınan Şeyh İzzet Efendi, İnegöl’ün manevi mirasında önemli bir isim olarak anılmaya devam ediyor.







